Yemek masasından kalkma birçok evde öğünü savuşturur. Çocuk oturur, iki lokma, kalkar, döner, oyuncağı getirir, televizyonun önüne gider. Siz hem doyurmak hem oturtmak istersiniz. Kaşık uçar, sandalye sürülür, “otur” çoğalır. Gerilim doymayı zorlaştırır. Doymayan çocuk, bir sonraki öğünde daha çok kalkar.
Ben bu tabloyu inat ve saygısızlık diye okumam. Küçük çocukta oturmak, henüz uzun bir iştir. Beden hareket ister. Öğün de bir çerçeve ister. Çerçeve, çocuğu sandalyeye çivilemek değildir. Sofranın ne zaman açılıp kapandığını okunur kılmaktır.
Öğünü savuşturmadan çerçeve
Yetişkinin işi: neyin, ne zaman, nerede masaya geldiği. Çocuğun işi: yiyecek mi, ne kadar yiyecek. Bu iş bölümü bir yöntem adı değildir. Sofrayı kimin geriliminin yönettiğini ayırır.
Çerçeve süre ile durur. Sonsuz açık büfe, kalkıp gelmeyi besler. “Sofra açık. Bitince mutfak kapanır.” Kapanış öfke değildir. İşin doğasıdır. Açlık korkusuyla mutfağı bütün akşam açık tutmak, çerçeveyi siler.
Süre çocuğun yaşına sığsın. Küçük çocukta on–on beş dakika birçok evde yeter. Süre bitince tabak sakin kalkar. Ağlama olabilir. Ağlama, çerçevenin yanlış olduğu anlamına gelmez. Duygunun çıktığı anlamına gelebilir.
Ekran sofrada duruyorsa kalkma ve dönme artar. Dikkat bölünür, doyma gecikir. Ekranı kapatmak savaş olabilir. Savaş, yine de çerçevenin parçasıdır. Haber verin. “Yemek, ekran yok.”
Zorla ağız açtırmak, kovalayarak yedirmek, “uçak” ile avlamak… Öğünü oyun veya av yapar. Av bitince çocuk kaçar. Kaçan beden, masayı tehdit alanı görür.
Oturma, hareket ve seçenek
İki yaş civarında tamamen hareketsiz oturmak zordur. Küçük bir pay açılır. “İki lokma, ayaklarını salla.” Veya kısa kalkış: su getirmek, peçete. Pay, sofrayı parkura çevirmesin. Parkur olursa çerçeve kaybolur.
Sandalye ve ayak desteği bedeni tutar. Sallanan, kayan, ayakları havada kalan çocuk daha çabuk kaçar. Kaçış “yemek istemiyor” diye okunur. Bazen oturamıyordur.
İki seçenek yeter. “Makarna mı, pilav mı?” İkisi de masada olan şeylerdir. “Ne istersen” mutfağı açar, kararı büyütür. Büyük karar, kalkmayı büyütür.
Seçilemeyecek şey: sofra zamanı, ekransız masa, zarar yok. “Yemek burada. Oyuncak masada değil.” Oyuncak kalkar. Sonuç önceden bilinir.
Açlık ve atıştırma çerçevenin düşmanıdır. Öğünden hemen önce süt, bisküvi, ekranlı atıştırma… Masa geldiğinde beden tok, zihin açık değildir. Tok beden kalkar. Kalkış, “seçici” gibi durur.
Zorlama, ödül ve utanç
“Bütün tabağı bitirmeden kalkılmaz” birçok küçük çocukta savaşı uzatır. Miktar çocuğundur. Sizin işiniz menü ve zamandır. Miktarı zorlamak, bir sonraki öğünde daha erken kaçış getirebilir.
Tatlıyı rehin almak da öyle. “Sebzeyi ye, sonra yoğurt.” Sebze düşman, tatlı kurtuluş olur. Kurtuluş masası, kalkmayı ve pazarlığı besler.
Utanç: “Ayıp.” “Büyükanne bakıyor.” “Kardeşin oturuyor.” Çocuk özünü kirli hisseder. Kirli his, masayı daha çok kaçırır. Ders, sakin anda, kısa durur. “Yemek masada. Bitince oynarız.”
Kovalayarak lokma yetiştirmek, sizin kaygınızı boşaltır. Çocuğun doyma hissini karıştırır. Karışan his, “ne zaman doydum”u okumayı zorlaştırır.
Yeme içme, kilo, sıvı veya ani reddetme sizi kaygılandırıyorsa önce pediatrist. Ben evde yeme bozukluğu tanısı koymam. Sofranın iklimini düşürürüm.
Evde ortak sofra dili
Eşinizle hizalanın. Biri kovalarken diğeri “aç kalsın” diyorsa çocuk doğru kapıyı öğrenir. Ortak cümle: sofra açık, süre var, miktar senin, zarar yok.
Kreş ve ev farklı tempo tutuyorsa akşam kalkma artabilir. Kreşte oturulan süre, evde boşalır. Boşalmayı “evde yemiyor” diye tek okumayın. Güvenilen yerde irade ve hareket çıkar.
Günü üç sabit ile tutmak birçok evde işe yarar: kabaca aynı öğün saatleri, aynı masa, aynı kapanış cümlesi. Sabitler seçiciliği silmez. Üzerine binen dağınıklığı azaltır.
Oyun, sofrayı masal gibi taşıyabilir. Bebekler masaya oturur, kalkınca tabak kapanır. Siz oyunu nutuk diye bozmayın.
Siz de masada telefonla kalkıp geliyorsanız çocuk görür. Model konuşulur. Mükemmel sofra aramayın. Okunur sofra yeter.
Ne zaman pediatriste ve birlikte bakılır
Kilo kaybı, sıvı alamama, yutma zorluğu, öğünlerin tamamen durması, ani ve sert reddetme varsa ev çerçevesi yetmez. Önce hekim. Danışmanlık tanının yerini tutmaz.
Süre vermem. “Şu günde oturur” demem. Oturma dalgalanır. Diş, hastalık, yeni kardeş, kreş başlangıcı masayı bozabilir. İş, her bozulmayı karakter ilan etmemektir.
Görüşmeler Google Meet ile; sofra sahnelerini WhatsApp’tan kısaca izleriz. Öğünü savuşturmadan çerçevelemek için çocuk gelişimi ve danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.