Öğretmen “hiç konuşmuyor” der. Evde aynı çocuk anlatır, şarkı söyler, kardeşe yön verir. Tablo sizi şaşırtır. Şaşkınlık, “biz mi şımartıyoruz, okul mu bastırıyor” diye ikiye ayrılır. İki uç da yorucudur. Sessizlik, çoğu sahnede ikiyüzlülük değildir. Bakışın olduğu yerde dilin çekilmesidir. Çekilmek, gerilik olmak zorunda değildir.
Ben bu tabloyu “seçici konuşmama” diye evde etiketlemem. Etiket, hekim ve gerektiğinde yönlendirme işidir. Evde iş, çocuğu sahneye çıkarmadan güven ve tempo bakmaktır.
Neden okulda dil iner
Sınıf, yetişkin bakışı ve akran kulağıdır. Ev, sizin yüzünüzdür. Yüz tanıdıkse dil akar. Akmak, cesaret yarışı değildir. Güven işidir. Güven, kalabalıkta yavaş kurulur. Yavaşlık, “geç kaldı” değildir.
Anaokulunda grup oyunu dil ister. İlkokulda söz almak, parmak, doğru cevap ister. İsteme, bazı çocuklarda risk olur. Risk, yanlış kelimedir. Yanlış kelime, utanç bırakır. Utanç, ertesi sözü keser. Kesilen söz, “uyumlu, sessiz” diye övülebilir. Övgü, kapağı sıkı tutar.
Teneffüs de dil ister. Katılmak, “ben de” demek. Dememek, dışlanma gibi durur. Durmak, bazen izlemektir. İzlemek, reddedilmekten ayrıdır. Ayrı duran iki hali evde karıştırmayın.
Siz evde “neden okulda susuyorsun” diye sorgu kurarsanız sorgu, ikinci bir sınıf olur. İkinci sınıf, kapağı evde de indirir. İnen kapak, öğretmenin cümlesini doğrular gibi durur. Döngü kurulur.
Evde duruş: açmak değil, zorlamamak
Konuşmayı sahne yapmayın. Misafire “söyle bakalım, okulda ne oldu.” Sahne, bakıştır. Bakış, dilin düşmanıdır. Düşman bakış, yarın sınıfta da durur.
Küçük dil evde durabilir. Fısıltı, resim, oyuncak üzerinden cümle. Cümleyi ders diye ele geçirmeyin. Ele geçirmek, oyunu ödev yapar. Ödev, kapağı kapatır.
Öğretmenle kısa iz. “Kime, hangi saatte, küçük grupta var mı.” İz, kalabalık ve tek yetişkin farkını gösterir. Fark, “bozuk çocuk” değildir. Tempo farkıdır. Tempo, utançla hızlanmaz.
Sınıfta zorla söz aldırmayın diye yalvarmak da çocuğu vitrine koyar. Vitrin, “bu çocuk konuşsun” bakışı üretir. Bakış, tam da kaçtığı şeydir. İstek, küçük grup, tanıdık yetişkin, zaman. Zaman, takvim vaadi değildir.
Eşiniz “evde çok konuşuyor, okulda da konuşsun” diyorsa niyet sevgi olabilir. Sevgi, aynı sahneyi iki yere kopyalamaz. Kopya, evin güvenini sınıfa taşımaz. Taşımak, yavaş ve bakışsız olur.
Sessizlik ne zaman başka okunur
Hiç ses yok, evde de dil inmiş, göz teması uzun süre yok, ani kesilme, daha önce var olan kelimelerin kaybı… Bunlar “utangaç” deyip geçilecek şeyler olmayabilir. Önce pediatrist. İşitme de bakılır. Danışmanlık tanının yerini tutmaz.
Karın, uyku, yapışma sessizliğe ekleniyorsa kaygının ev hali de duruyor olabilir. Olabilir. Ek, her sessiz çocuğu kaygılı yapmaz.
Zorbalık, isim, “sen gelme” kalıbı varsa sessizlik korunma olabilir. Korunma, dışlanma yazısında durur. Burada iş, mizaç ve bakıştır. Kalıp varsa güvenlik önde durur.
Siz çocuğu “öğretmenin gözdesi konuşkan çocuk” ile kıyaslamayın. Kıyas, dilin fiyatını artırır. Artan fiyat, daha çok suskunluk bırakır.
Ne zaman birlikte bakılır
Sessizlik okulu yiyor, evde ilişki geriliyor, siz her gece etiket arıyorsanız üçüncü bir çerçeve işe yarar. Çerçeve, sahneye çıkarma planı değildir. Güven ve bakış.
Süre vermem. “Ekimde söz alır” demem. Öğretmen, grup, bir utanç sahnesi dili geri çekebilir. İş, her çekilmeyi bozuk sosyal gelişim ilan etmemektir.
Görüşmeler Google Meet ile; sınıf ve ev dilini WhatsApp’tan kısaca izleriz. Okul sessizliğini utandırmadan okumak için çocuk gelişimi ve danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.