“Kimse benimle oynamıyor.” Cümle birçok evi akşam deler. Siz öfkelenirsiniz. Öğretmene yazasınız gelir. Çocuğa “sen de git, katıl” dersiniz. Üç tepki de anlaşılır. Üçü de sahneyi büyütebilir. Dışlanma gerçektir. Gerçek, çocuğu vitrine koymadan taşınır.
Ben bu tabloyu “sosyal bozukluk” diye etiketlemem. Anaokulu ve ilkokul teneffüsü seçilme, bakış ve kalabalık ister. Seçilmemek acıtır. Acı, bazen bir günlüktür. Bazen tekrarlar. Tekrar, ciddiye alınır. Ciddiye almak, her akşam mahkeme kurmak değildir.
Teneffüs neden evde büyür
Okul, paylaşılmış oyuncak ve görünür bakıştır. Evde kucağınız vardır. Teneffüste kucağınız yoktur. Yokluk, “ben yokum” diye duyulabilir. Duyulmak, evde ağlama, öfke, “yarın gitmem” olur.
Bir kez dışarıda kalmak, dışlanma sistemi değildir. Tekrarlayan kalıp, isim takma, itme, “sen gelme” cümlesi… Kalıp not edilir. Not, dosya değildir. Öğretmene gidecek somut izdir. “Salı ve perşembe teneffüste bahçede yalnız, Ali ‘gelme’ dedi.” Yorum değil, sahne.
Siz kaygılıysanız çocuğa sorgu yağar. “Kim, neden, sen ne yaptın?” Sorgu, suçlu arar. Suçlu aranan çocuk, bir daha konuşmaz. Konuşmayan çocuk, “artık sorun yok” gibi durur. Durmak, yok olmak değildir.
Utangaçlık ile dışlanma karışabilir. Utangaç çocuk kenarda izler. İzlemek, reddedilmek değildir. Reddedilmek, kapı yüzüne kapanır. Kapı kapanınca ev dili ayrı durur. “İzlemek de olur.” “Kapı yüzüne kapanıyorsa öğretmenle konuşuruz.” İki cümle birbirinin yerine geçmez.
Evde duruş: duymak, korumak, şişirmemek
Önce duyun. “Yalnız kalmak zor.” Empati, çözüm nutku değildir. Nutuk, acıyı küçültür. Küçülen acı, gece başka yerden çıkar: karın, uyku, yapışma.
Rolleme ve intikam planı evde durmasın. “Sen de onu alma.” “Annesine söylerim, görür.” Çocuk, sizin öfkenizi okula taşır. Taşınan öfke, onu ikinci kez hedef yapabilir. Hedef olmak, teneffüsü daha güvensiz kılar.
Güçlü olun diye utandırmayın. “Aldırma, zayıf görünme.” Alınır. Alınmak insandır. Alınan çocuğa “sen küçüksün” demek, acıyı evde de yalnız bırakır.
Küçük prova evde durabilir. Oyun, iki figür, “ben de oynayabilir miyim.” Prova, sihir değildir. Dil verir. Dil, teneffüste her zaman işe yaramaz. Yine de çocuğun elinde bir cümle durur.
Siz sosyal beceriyi gece kursuna çevirmeyin. Yorgun 1. sınıf, akşam “nasıl arkadaş olunur” dersini taşıyamaz. Taşıyamayınca başarısız hisseder. His, ertesi teneffüsü ağırlaştırır.
Öğretmen, kurum ve sizin öfkeniz
Öğretmenle kısa, somut iz gidin. Uzun “çocuğum eziliyor” metni, karşı tarafı savunmaya iter. Savunma, iş birliğini inceltir. İz, teneffüs düzeni, grup, yetişkin gözü konuşulur. Konuşulmayan yerde ev, çocuğu yalnız bırakmaz. Yalnız bırakmamak, her gün okul önünde kavga demek değildir.
Zorbalık, itme, tehdit, cinsel içerik, sürekli isim… Bunlar “alışsın” diye beklenmez. Kurumun yükümlülüğü vardır. Siz kaydı ve tarihi tutarsınız. Tutanak sizin paranoyanız değildir. Çocuğun güvenliğidir.
Evde öğretmeni düşman ilan etmek, yarınki emaneti zorlaştırır. Şüphe ciddiyse yerinde görülür. Kanıtsız düşman dili, vedayı kemirir.
Eşinizle aynı hikâyeyi tutun. Biri “büyüsün, hayat böyle” derken diğeri her gün okul basıyorsa çocuk iki evren arasında kalır. Yetişkin odasında konuşulur.
Sizin çocukluğunuz bu sahneye sızabilir. Siz de dışlanmışsanız öfke büyür. Büyüyen öfke, çocuğun sahnesi olmaktan çıkar, sizin eski sahneniz olur. Ayırmak, ona yer açar.
Ne zaman yalnız bırakılmaz
Tekrarlayan dışlanma, okula gitmemek, karın ağrısı, uyku çöküşü, içe kapanma, kendine zarar… Bunlar “teneffüste alışır” deyip geçilecek şeyler olmayabilir. Önce güvenlik ve hekim. Sonra evin dili ve kurum cümlesi.
Süre vermem. “Bir ayda arkadaş edinir” demem. Grup değişir, teneffüs değişir, bir cümle yeter. İş, her yalnız tenefüsü karakter ilan etmemektir.
Görüşmeler Google Meet ile; teneffüs notunu WhatsApp’tan kısaca izleriz. Dışlanmayı utandırmadan taşımak için çocuk gelişimi ve danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.