Evde ses hiç kesilmeyebilir. Oyuncak, soru, ekran, kapı, “anne/baba” tekrarları… sinir sistemi gün boyu uyanık kalır. Birçok ebeveyn bir odaya kapanmak, kulaklık takmak, beş dakika kimsenin bir şey istemediği bir dilim arar. Arayınca suçluluk gelir: “Çocuğum varken nasıl yalnız kalmak isterim.” Suçluluk, ihtiyacı silmez. Suçluluk, ihtiyacı gizler. Gizlenen ihtiyaç, sonra öfke veya donma olarak çıkar.
Aile danışmanı ve çocuk gelişim uzmanı olarak sessizliği kaçış diye okumuyorum. Sessizlik, birçok evde kapasitenin yenilenmesidir. Yenilenmeyen kapasite, çocuğa daha çok zaman vaat eder; verdiği şey daha ince bir sestir. İnce ses, birlikte geçen saati de bozar.
Sessizlik kaçış değildir
Kaçış, evden sürekli çıkmak, çocuğu görmemek, her gerilimde kapıyı kilitlemek olabilir. Sessizlik ihtiyacı, çoğu zaman daha küçüktür: kapalı bir kapı, bir duş, balkonda çay, yürüyüş, eşinize bırakılmış on dakika. Küçük dilim, ilişkiyi kesmez. Küçük dilim, ilişkiye dönecek bedeni tutar.
Sürekli uyaran, yetişkinin de çocuğun da sinir sistemini yorar. Yorulan sistem, “birlikte oyun” kelimesini görev gibi duyar. Görev gibi duran birliktelik, çocukta da gerilim bırakır. Çocuk, sizin yüzünüzdeki doluluğu okur. Dolu yüz, “yanımdasın ama yoksun” duygusu verebilir. On dakikalık gerçek duruş, bir saatlik dolu yüzden daha çok ev üretebilir.
Sessizlik, her ebeveynde aynı biçimde durmaz. Kimisi konuşmadan durmak ister. Kimisi evden kısa çıkmak ister. Kimisi gece, ev uyuduktan sonra bir dilim arar. Biçim tartışılmaz; ihtiyaç tartışılır. Tartışılmayan ihtiyaç, “ben böyleyim, sen aşırısın” kilidine döner.
Suçluluk neden hemen gelir
Suçluluk, “iyi ebeveyn hep erişilir” mitinden beslenir. Erişilir olmak, çocuğun güvenliği için önemlidir. Erişilir olmak, her saniyede uyanık kulak olmak zorunda değildir. Uyanık kulak, gece nöbetinde de, hastalıkta da, kreş uyumunda da zaten çalışır. Çalışan kulak, ara istemeden dayanmaz.
Suçluluk, karşılaştırmayla büyür. Komşu “ben hiç bırakmam”, sosyal medya “her an kaliteli zaman” der. Karşılaştırma, sizin bedeninizi ölçmez. Ölçülmeyen beden, daha çok borçlanır. Borç, sessizliği lüks gibi gösterir. Lüks gibi görünen şey, çoğu evde evin devamı için gerekli olan kısa bir duraktır.
Suçluluk, eşler arasında da silah olur. “Sen yine odaya kaçıyorsun.” Cümle, ihtiyacı karakter eksiğine çevirir. Çeviri, diğer ebeveynin de kendi sessizliğini gizlemesine yol açar. Gizlenen iki ihtiyaç, evde iki taşmış yetişkin bırakır. Taşmış yetişkin, çocuğun yanında daha çok bulunur; daha az durur.
Tıbbi bir tablo, doğum sonrası zorlanma veya uzun süren umutsuzluk varsa önce hekime gidilir. Danışmanlık, muayenin yerini tutmaz. Danışmanlık, evin sessizlik ihtiyacını utanç olmadan konuşur.
On dakika nasıl korunur
On dakika, tatil fotoğrafı değildir. On dakika, evde adı konmuş bir dilimdir. Ad konmazsa dilim, ilk “anne!”de biter. Biten dilim, “zaten olmuyor” inancını büyütür. İnancın büyümesi, bir daha denememektir.
Koruma, somut olur. Eşiniz evdeyse: “On dakika kapı kapalı, güvenlik seninle.” Eşiniz yoksa: çocuk için güvenli bir oyun, siz aynı odanın köşesinde kulaklık, veya büyükanneye bırakılmış kısa bir aralık. Güvenlik önde durur. Güvenlik olmadan kapanan kapı, sizi de çocuğu da kaygılandırır.
Çocuk küçükse yalnız oda her zaman mümkün değildir. Mümkün olan, uyarımı düşürmektir: telefonu kapatmak, konuşmayı kesmek, yere oturup su içmek. Sessizlik, her zaman ayrı oda demek değildir. Sessizlik, sizin iç sesinizin bir süre yalnız kalmasıdır.
Dilimi çocuğun uykusuna veya ev işine yemeyin. Çocuk uyurken ev toplamak, dinlenme sanılır. Ev işi evin ihtiyacıdır. Sessizlik, sizin sinir sisteminizin ihtiyacıdır. İkisini aynı kutuya koymak, kutuyu hiç boşaltmamaktır.
Çocuğa nasıl anlatılır
Cümle kısa ve utançsız olsun. “On dakika sessiz köşedeyim. Sen oyundasın. Sonra geliyorum.” “Anne/baba duruyor, sonra oynayacağız.” Küçük çocuk süre kelimesini anlamayabilir. Anladığı, sizin gidip geri geldiğinizdir. Geri gelmek, sessizliği terke çevirmez.
“Beni yoruyorsun, git” cümlesi, ihtiyacı çocuğun suçu yapar. Suç, çocuğa “varlığın fazla” duygusu bırakır. Duygu, bir sonraki “anne”yi daha yüksek sesle getirebilir. Yüksek ses, sizin daha çok kaçmanızı ister. Döngü böyle kilitlenir.
Daha büyük çocuk, “benim de sessiz zamanım var” cümlesini evin kuralı gibi duyabilir. Kural, herkesin ara isteyebileceğini öğretir. Öğretmek, çocuğu küçük yetişkin yapmak değildir. Öğretmek, evde ihtiyacın söylenebileceğini göstermektir.
Sessizlik bittikten sonra bir dakika yüzünüzü gösterin. Göstermek, “döndüm”dür. Dönmeyen sessizlik, çocukta kapının arkasını büyütebilir. Büyüyen kapı, bir sonraki dilimi daha gergin başlatır.
Eşin sessizliği de evin işidir
Birinizin sessizliği, diğerinin ikinci vardiyası olmasın. Olursa sessizlik, evde borç üretir. Borç, “sen yine dinlendin” cümlesiyle geri gelir. Geri gelen cümle, çocuğun önünde kimin daha çok çektiği davasına döner.
Nöbetleşin. Nöbet, kusursuz eşit saat olmak zorunda değildir. Nöbet, ikinizin de adı konmuş bir dilimi olmasıdır. Dilimi olmayan ebeveyn, evde daha “erişilir”, evin dışında daha taşmış durur. Taşma, gece veya hafta sonunda çıkar.
Görüşmelerde bu ihtiyacı yargısız haritalıyoruz. Kim sessizlik isteyemiyor, suçluluk nerede büyüyor, on dakika nerede bozuluyor. Seanslar Google Meet ve WhatsApp üzerindendir. İş, sizi çocuktan ayırmak değildir. İş, evde durabilecek bir sessizlik diliminin utanç olmadan konuşulmasıdır.
Sessizlik, sevgisizlik değildir. Sessizlik, sevginin sesinin incelmemesi için alınan kısa bir nefestir. Nefes alınca ev, daha çok “birlikte” olabilir. Birlikte olmak, hiç ayrılmamak değildir. Birlikte olmak, dönecek bir bedeninizin olmasıdır.
Suçluluk olmadan evde sessizlik dilimi kurmak istiyorsanız aile danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.