Evde ses yükseltmeden anlaşmak, birçok eve “hiç kızmayın” gibi gelir. Gelmemelidir. Kızmak, evin gerçeği olabilir. Gerçek, sesin evin tek dili olması değildir. Tek dil olunca çocuk, içeriği değil tınıyı öğrenir. Öğrenilen tını, “bu evde söz yükselince biter”dir. Biten şey, çoğu zaman konu değil, birbirini duyma imkânıdır.
Aile danışmanı ve çocuk gelişim uzmanı olarak bu yazıda sessiz ev vaat etmiyorum. Baktığım yer, ses yükselince evde neyin kapandığı ve onarımın çocuğun yanında durup durmadığıdır. Durmayan onarım, evde korku biriktirir. Biriken korku, bir sonraki cümleyi daha tiz başlatır.
Ses neden yükselir
Ses, çoğu evde içerikten önce yorgunluktan yükselir. Yorgunluk, gece, liste, “yine aynı yerdeyiz” döngüsüdür. Döngü, diş macunu kapağında patlar. Patlayan yer küçük, yük büyüktür. Büyük yük konuşulmayınca ev, küçük sahnede mahkeme olur. Mahkeme, çocuğun salonudur.
Ses, duyulmamaktan da yükselir. Duyulmayan istek, üçüncü kez aynı cümlede tizleşir. Tizleşen cümle, karşı tarafa saldırı gibi gelir. Saldırı gibi gelen cümle, savunma üretir. Savunma, ya kaçar ya daha çok bağırır. İki uç, evde kazanan üretmez. Kazanılmayan yer, çocuğun iklimidir.
Eşler ses konusunda ayrılırsa ev iki kapı olur. Biriniz yükselir, diğeri donar. Donan kişi, “ben sakinim” diye okunabilir. Okunan sakinlik, bazen kaçıştır. Kaçış, yükselen sesi daha da yalnız bırakır. Yalnız kalan ses, bir sonraki turda daha yüksek gelir.
Dur-nefes-cümle
İskelet, üç parçadan durabilir. Dur, bedenin bir adım geri çekilmesidir. Nefes, cümlenin kişiliğe gitmesini geciktirir. Cümle, işe gider: “Bu liste bende birikmiş.” “Şimdi sesimiz yükseldi, sonra konuşacağız.” Parçalar evinize uymuyorsa kendi iskeletinizi yazın. Yazmak, evi ofise çevirmek değildir. Yazmak, refleksin tek yol olmamasıdır.
İskelet, kriz anında icat edilmez. İcat edilen cümle, o günkü öfkeye göre kayar. Kayan cümle, çocuklara belirsizlik öğretir. Belirsizlik, kural tartışmasından daha uzun incitebilir. Konuşulan iskelet, sakin anda seçilir. Seçilen iskelet, unutulabilir. Unutmak, başarısızlık değildir. Fark edildiğinde onarılır.
Çocuğun önünde iskeleti spekleştirmeyin. “Bak, baban/annen yine bağırıyor” cümlesi, evde savcı üretir. Üretilen savcı, çocuğu hakem yapar. Hakem, yaşına ait olmayan bir iştir. İş, yetişkinlerde kalmalıdır.
Çocuk iklimi okur
Çocuk, tartışmanın içeriğinden çok tonunu, bakışı ve kimin kime karşı durduğunu okur. Okunan şey, “bu evde öfke nasıl durur” dersidir. Ders, bağırarak sınır koymayı da, donarak kaybolmayı da öğretebilir. Öğretilen iki uç, çocuğun kendi öfkesinde de durur.
Çocuk, evde gerilim varken “iyi çocuk” olabilir. İyi çocuk, sorunsuz çocuk değildir. İyi çocuk, evin ateşini büyütmemeye çalışan çocuktur. Ateş sönünce davranış başka yerde patlayabilir: kreşte, parkta, büyükanne evinde. “Evde melek, dışarıda başka” tablosu bazen buradan gelir.
Çocuğu barış elçisi yapmayın. Şaka, sarılma, “ben gideyim mi?” sorusu, olgunluk değildir. Bu, çocuğun yaşına ait olmayan bir iştir. İş, yetişkinlerde kalmalıdır. Çocuk, evin çevirmeni değildir.
Onarım
Onarım, “özür diledim, bitti” diye kapanmak zorunda değildir. Kapanan özür, seyirci içindir. Çocuk içindir denilen şey, sakin bir cümle ve evin devam eden sınırıdır: “Az önce sesim yükseldi. Konu duruyor. Sen bunun sebebi değilsin.” Cümle, sınırı iptal etmez. İptal olmayan sınır, işe aittir. İş ayrı, kişi ayrı durur.
Eşinize onarım, çocuğun yanında skor olmamalıdır. Skor, “ben özür diledim, sen dilemedin” davasını açar. Dava, onarımı ikinci bir kavgaya çevirir. Çevrilen kavga, çocuğa “bu evde barış da yarış” öğretir.
Onarım, aynı gün gelmeyebilir. Gelmeyen gün, evin bittiği anlamına gelmez. Anlam, bedenlerin inmesini beklemektir. İnmeden kurulan barış, çoğu zaman yalandır. Yalan barış, gece yastığa, sabah kahvaltıya sızar.
Yapılandırılmış konuşma
Evde aynı tartışma, farklı kelimelerle haftalarca döner. Dönen şey çoğu zaman içerik değil biçimdir. Biriniz anlatırken diğeri savunur. Biriniz sesini yükseltir, diğeri kaçar. Bu döngü, “daha çok konuşalım” ile açılmaz. Bu döngü, konuşmanın nasıl duracağını ister.
Yapılandırılmış konuşma, sırayı ve süreyi netleştirir. Kim neyi, ne kadar anlatır, diğeri ne zaman cevaplar. Konu dağılınca geri dönülür. Çocuk o masada oturmaz. Çocuğun cümlesi kanıt diye okunmaz. Okunan, evin döngüsüdür.
Görüşmelerde bu yapıyı kuruyoruz. Yargısız bir alan. İkinizin de söz hakkı. Kimin haklı olduğuna karar vermiyorum. Seanslar Google Meet ve WhatsApp üzerindendir. Her görüşmenin sonunda eve götüreceğiniz bir madde olur: bir cümle, bir duruş, bir onarım. Tek görüşmede evin sesi değişmez. Değişen, evin nasıl konuşulacağına dair bir iskelettir.
Ses yükseltmeden anlaşmak, hiç kızmamak değildir. Kızgınlığın evin tek dili olmamasıdır. Dil durunca çocuk, öfkenin kişiyi yutmak zorunda olmadığını görür. Görülen şey, bir gecede oturmaz. Oturmayan şey, sizi başarısız kılmaz. Oturmak, tekrar eden sakin duruştur.
Evin konuşma biçimini birlikte kurmak istiyorsanız aile danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.