Evde bağırma, çoğu zaman bir karakter ilanı gibi durur. “Ben sinirli biriyim.” “O hiç dayanamıyor.” Karakter konuşulunca değişecek bir şey kalmaz. Oysa bağırma çoğu evde döngüdür. Uyarı, duyulmama, tekrar, taşma, suçluluk, telafi, ertesi gün aynı sahne. Döngü görünmeden “sakin ol” demek, döngüyü durdurmaz.
Aile danışmanı ve çocuk gelişim uzmanı olarak bu yazıda vaat etmediğim bir şey var: evden sesin sonsuza dek silinmesi. Ses bazen yükselir. Yorgunluk, korku, geç kalınmış sınır, evin birikmiş işi… bunlar ağızdan çıkar. İş, “bir daha asla” yemini değil, yükselmenin haritasını görmek, durak koymak ve onarmaktır.
Bağırma bir kişilik değil, bir döngüdür
Döngü, çocuğun ısrarıyla başlar sanılır. Çoğu zaman daha erken başlar. Uykusuz gece, işten gelen gerilim, eşler arası konuşulmamış cümle, üst üste “hayır” demiş olmak. Çocuk isteğini getirdiğinde ev zaten doludur. Dolu evde küçük bir ısrar, son damla gibi durur. Son damla, çocuğa yazılır. Yazılan şey haksızdır. Çocuk, evin birikimini taşıyan kişi olur.
Bağırıştan sonra evde kısa bir sessizlik olur. Çocuk ürker veya ağlar. Siz pişman olursunuz. Pişmanlık, bazen aşırı yumuşaklık getirir: ekran açılır, tatlı gelir, kural çekilir. Çocuk, bağırışın ardından evet geldiğini öğrenir. Ertesi gün ısrar artar. Artan ısrar, sizin eşiğinizi daha erken doldurur. Döngü kapanır.
Bu döngüde suçlanacak bir anne veya baba yoktur. İşleyen bir düzen vardır. Düzen, niyeti değil sonucu üretir. Sonuç, evde sesin kuralın yerini almasıdır. Ses, eşiği gösterir gibi durur. Çoğu zaman eşiği değil, taşmayı gösterir. Taşma, çocuğa kuralı değil, sizin doluluğunuzu öğretir.
Yükselme haritası
Harita, bağırıştan önceki basamakları yazmaktır. İlk basamak çoğu kişide bedendedir: omuz, çene, sıcak yüz, hızlanan nefes. İkinci basamak cümlededir: daha kısa, daha keskin, “kaç kere söyledim.” Üçüncü basamak sestedir. Dördüncü, kelimenin içeriğinin kaybolmasıdır. İçerik kaybolunca çocuk kuralı değil, fırtınayı duyar.
Haritayı sakin bir anda çıkarın. Kriz anında harita çizilmez. Kriz anında ağız, haritayı değil eski yolu kullanır. Eski yol, sizin çocukluğunuzdan, evinizin eski dilinden, yorgunluğunuzdan gelebilir. Gelmesi, sizi mahkûm etmez. Gelmesi, basamağı tanımanızı ister.
Eşinizle haritayı paylaşmak işe yarar. “Ben bu cümleye gelince dolmuşum demektir.” Paylaşım, eşinizi polisi yapmaz. Paylaşım, evde erken işaret bırakır. İşaret, “sen yine başladın” diye suçlamak için kullanılmaz. İşaret, durak için kullanılır. Suçlayan işaret, döngüye yeni bir ateş ekler.
Çocuk da evin haritasını okur. Yüzünüz değişince oyunu bırakır veya ısrarı artırır. İkisi de uyumdur. Uyumu “beni deniyor” diye okumak, evin gerilimini çocuğun niyetine yazar. Niyet konuşması, döngüyü büyütür. Büyüyen döngüde kimse durmaz.
Durak: ses çıkmadan önceki saniye
Durak, uzun bir meditasyon değildir. Durak, bir nefes, bir adım geri, bir bardak su, odadan çıkıp mutfağa gitmek, “bir dakika, sonra devam” cümlesidir. Küçük çocuk yalnız bırakılmaz. Yalnız bırakılmayan çocuk, sizin durağınızı “terk edildim” diye okumaz. “Buradayım, sesim sakinleşsin diye duruyorum” yeter.
Durak, her seferinde yetişmeyebilir. Yetişmediğinde ev yıkılmış olmaz. Yetişmediğinde onarım devreye girer. “Durak koyamadım, sesim yükseldi” cümlesi, döngüyü karakter ilanından çıkarır. Çıkaran şey, utancı yok etmek değil, utancı işe yaramaz hale getirmektir. Utanç işe yaramazsa, ertesi gün durak biraz daha erken denenebilir.
Eşiniz durak sırasında “bırak, ben hallederim” diyebilir. Bu, sizi küçültmek zorunda değildir. Bu, nöbettir. Nöbet, sonra konuşulur. Konuşulmazsa “sen yine kaçtın / sen yine karıştın” döngüsü bağırma döngüsüne eklenir. Eklenen döngü, çocuğun önünde iki yetişkinin birbirine bakışını bozar.
Durak, kuralı iptal etmez. Ekran duraktan sonra da kapalı kalabilir. Kuralın durması, çocuğa bağırışın şart olmadığını gösterir. Bağırış şart değilse, ısrarın hedefi değişir. Değişim bir gecede olmaz. Değişim, tekrar eden durak ve tekrar eden kural ile incelir.
Onarım bağırışın yerini alır
Onarım, bağırışı silmez. Onarım, bağırışın evde son sahne olmamasını sağlar. “Sesim yükseldi. Ürkütücü oldu. Kural duruyor. Sen güvendesin.” Çocuktan af dilemek için yalvarmak, onu hakem yapar. Hakem çocuk, evin iklimini yönetmeye çalışır. Yönetmek, çocuğun işi değildir.
Eşe onarım ayrıdır. “Az önce taştım, seni de çocuğu da gerdim.” Savunma eklenmez. Savunma, onarımı tartışmaya çevirir. Tartışma, çocuğun duyduğu ikinci fırtına olur. İkinci fırtına, birincinin onarımını iptal eder.
Onarım gecikebilir. Akşam taştıysanız sabah cümle kurulabilir. Geç cümle, hiç yoktan daha az iz bırakır. İz tamamen gitmeyebilir. Gitmesi gerekmez. Gitmesi gereken, bağırış izinin evin tek hikâyesi olmasıdır. Tek hikâye “bizim evde hep bağırılır” ise, çocuk evin başka bir hali olabileceğini görmez.
“Bir daha asla” neden işe yaramaz
“Bir daha asla sesimi yükseltmeyeceğim” cümlesi, yorgun gecede kırılır. Kırılınca utanç kalınlaşır. Kalın utanç, ya gizlenir ya telafi yağmuruna döner. İkisi de döngüyü besler. Beslenen döngü, “ben değişemiyorum” hükmünü büyütür. Hüküm, duraktan daha çok yer kaplar.
Daha işe yarar cümle şudur: “Yükselecek olursam duracağım. Yükselirsem onaracağım. Kural yerinde kalacak.” Bu, vaat değil yöndür. Yön, evde tekrar edilebilir. Tekrar, kişiliği değiştirmek zorunda değildir. Tekrar, döngünün bir basamağına durak ekler.
Görüşmelerde bu haritayı yargısız çıkarıyoruz. Hangi saat, hangi cümle, çocuk nerededir, eş o anda ne yapar. Seanslar Google Meet ve WhatsApp üzerindendir. İş, sizi hiç yükselmeyen biri ilan etmek değildir. İş, evin döngüsünü görünür kılıp durak ve onarımı yerleştirmektir.
Bağırma, evde utanç bırakır. Utancı gizlemeye çalışmak yerine haritayı görmek, evde daha fazla nefes bırakır. Nefes, sesin hiç çıkmayacağı anlamına gelmez. Nefes, ses çıktığında evin kapanabileceği anlamına gelir.
Döngüyü evinizde haritalamak istiyorsanız aile danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.