Bebekten sonra eşler çoğu evde aynı yatakta, ayrı yorgunlukta durur. Bir yanda beden, süt, dikiş, gece. Diğer yanda işe dönüş, “ben ne yapayım” hissi, dokunulamayan bir ev. Yakınlık, bu tabloda çoğu zaman talep veya kaçış olur. Talep, “artık bizi de hatırla”dır. Kaçış, “şimdi sırası değil”dir. İki cümle aynı odada durunca evde kırgınlık büyür. Kırgınlık, bebeğe yazılmamalıdır.
Aile danışmanı ve çocuk gelişim uzmanı olarak bu yazıda yakınlığı takvime bağlamıyorum. Baktığım yer, yorgunluğun evde nasıl konuşulduğu ve eşlerin birbirini “isteksiz” veya “ısrarcı” diye kilitleyip kilitlemediğidir. Kilit, yakınlığı daha da uzaklaştırır. Uzaklaşan yakınlık, evin iklimine oturur. İklim, çocuğun kucağına düşer.
Yakınlık yorgunluğa nasıl karışır
Yakınlık, yalnızca bedensel bir istek değildir. Yakınlık, görülmek, seçilmek, evin içinde hâlâ bir çift olmak duygusudur. Duygu, gece uyanmalarının yanında ince durur. İnce duran duygu, çoğu zaman konuşulmaz. Konuşulmayınca öfke başka sahnede çıkar: bulaşık, “yine sen uyudun”, telefon. Sahne küçük, yük büyüktür.
Yorgunluk, isteği azaltabilir. Azalan istek, sevginin bittiği anlamına gelmek zorunda değildir. Anlam, bedenin ve zihnin evde yer aramasıdır. Yer bulunamayınca bir ebeveyn reddedilmiş, diğeri boğulmuş hisseder. İki his de gerçektir. Gerçekleri yarıştırmak, evde kazanan üretmez.
Bebek, evin üçüncü ritmidir. Ritim, çiftin ritmini otomatik silmez. Siliniyorsa bu, sizin yetersizliğiniz olmak zorunda değildir. Silinme, konuşulmamış listenin ve konuşulmamış özlemin üst üste binmesidir. Üst üste binen iki yük, yakınlığı lüks gibi gösterir. Lüks gibi duran yakınlık, suçluluk üretir.
Bedensel ve zihinsel mesafe
Bedensel mesafe, doğum, emzirme, ağrı, “bedenim bana ait değil” duygusu olabilir. Duygu, utanılacak bir eksik değildir. Utanç, mesafeyi uzatır. Uzayan mesafe, diğer ebeveynde “beni istemiyor” okuması üretebilir. Okuma, çoğu zaman niyet değil yorgunluktur.
Zihinsel mesafe, listenin tek kişide durmasıdır. Randevu, bez stoku, “bu ağlama ne”, büyükanne hattı… liste açıkken zihin çifte kapanabilir. Kapanan zihin, “yanımda değilsin” diye okunur. Okunan şey, bazen yokluk, bazen dolu bir zihindir. Dolu zihin, kucakla boşalmaz. Dolu zihin, listenin paylaşılmasıyla incelir.
Mesafe konuşulurken bedeni ve listeyi birbirine silah yapmayın. “Sen hiç yorulmuyorsun” ile “sen hiç istemiyorsun” cümleleri kişiliğe gider. Kişilik, yakınlığı mahkemeye çevirir. Mahkeme, yatak odasında durmamalıdır. Durursa çocuk, evin gerilimini iklim olarak taşır. Taşımak, onun işi değildir.
Suçluluk ve talep
Suçluluk, birçok evde yakınlığı zorlar. Zorlanan yakınlık, “sevgimi kanıtlayayım” veya “artık bir şey isteyemem” ucuna gider. Uçlar, evde nefes bırakmaz. Nefes, talebin konuşulabilir olmasından gelir. Konuşulabilir talep, hemen olması gereken bir vaat değildir. Talep, “özlüyorum” cümlesinin kişilik davasına dönmemesidir.
Talep, kriz anında değil sakin anda durur. Kriz anında ağızdan çıkan, günün yorgunluğudur. Yorgunluk, doğru olsa bile doğru yerde durmaz. Doğru yer, bebek uyurken veya başka bir odadayken, sesin henüz yükselmediği andır. O anda cümle kısa olsun. Uzun nutuk, geçmişin bütün gecelerini yığar.
Bebeği kalkan veya sırdaş yapmayın. “O olmasa biz iyiydik” cümlesi, çocuğun varlığını evin kırgınlığına bağlar. Bağ, çocuğa ağırdır. Ağır bağ, ileride evde gerilim olduğunda çocuğun kendini sorun gibi hissetmesine yol açabilir. His, sizin niyetiniz olmasa da iklimden çıkar.
Küçük yakınlık, büyük vaat değil
Yakınlık, uzun bir gece veya kusursuz bir plan olmak zorunda değildir. Küçük yakınlık, evde daha durur: birlikte bir çay, beş dakikalık oturuş, “bugün nasıldın” sorusu, dokunulan bir omuz. Küçük olan şey, yorgun evi küçümsemez. Küçük olan şey, evin çift masasını tamamen kapatmaz.
Büyük vaat, “bu hafta sonu her şey düzelecek” gibi durabilir. Duran vaat, çoğu evde yorgunluğa çarpar. Çarpan vaat, umut kırar. Kırılan umut, “gördün mü, yine olmuyor” skorunu büyütür. Skor, yakınlığı kirletir. Kirlenen yakınlık, daha az istenir.
Eşiniz aynı tempoıda olmayabilir. Olmayan tempo, sizi reddetmek zorunda değildir. Tempo, konuşulursa evde yer bulabilir. Yer bulunamazsa bu, evin konuşma biçiminin tıkandığı anlamına gelebilir. Tıkanan biçim, yapılandırılmış bir görüşmede daha az ateşli durur.
Çift masası, bebek masası
Bebek masası, uyku, beslenme, hekim, bezdir. Çift masası, özlem, yorgunluk, dokunma, “biz neredeyiz” sorusudur. İki masa karışınca bebek, evin tek konusu olur. Tek konu, çifti görünmez kılar. Görünmez çift, evin iklimini bozar. Bozulan iklim, bebeğe de daha gergin bir kucağı bırakır.
Görüşmelerde bu iki masayı yargısız haritalıyoruz. Yakınlık nerede talep, nerede kaçış oluyor, yorgunluk kime yazılıyor, çocuk o iklimde nerededir. Seanslar Google Meet ve WhatsApp üzerindendir. İş, evliliği eski haline döndürmek veya yakınlığı takvime bağlamak değildir. İş, yorgunluğun konuşulabilir olduğu bir dil kurmaktır.
Bebekten sonra eşler, aynı insan olmak zorunda değildir. Aynı evde, ayrı yorgunlukta, konuşulan bir özlem yeter. Yeter olan şey, kusursuz yakınlık değildir. Yeter olan şey, evin çift masasının tamamen kapanmamasıdır.
Yakınlık ve yorgunluğu evde konuşulabilir hale getirmek istiyorsanız aile danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.