İçeriğe geç

Aile

Baba bakıma katılmıyor gibi durunca

09.05.2026 · 8 dk

“Baba bakıma katılmıyor” cümlesi birçok evde hem bir gerçek hem bir yaradır. Gerçek, listenin tek kişide birikmesi olabilir. Yara, bu birikimin kişiliğe yazılmasıdır: umursamaz, çocuğuna uzak, evde yok. Yazılan etiket, çoğu zaman paylaşımı durdurur. Durunca evde alacaklı bir ebeveyn, savunmada bir ebeveyn ve arada bir çocuk kalır.

Aile danışmanı ve çocuk gelişim uzmanı olarak bu yazıda babayı mahkûm etmiyorum. Anneyi de “her şeyi sırtlayan kahraman” ilan etmiyorum. Baktığım yer, evde kimin neyi hatırladığı, gecenin kime kaldığı ve çocuğun bu tabloyu nasıl gördüğüdür. Katılım, aynı kişilik olmak değildir. Katılım, görünür bir paydır.

Katılmıyor neyi tarif eder

Katılmamak, her zaman koltukta oturmak değildir. Katılmamak, işin kendisini değil hatırlamayı diğerinde bırakmak olabilir. Randevuyu kim alıyor, çantayı kim akşamdan kuruyor, pantolonun daraldığını kim görüyor, gece “bir daha uyanırsa ben” diye kim bekliyor? Beklemek de iştir. Görünmeyen iş, görünen işten önce durur.

Biriniz evin dışındaki işi, diğeriniz evin içindeki zihni taşıyor olabilir. Dışarıdaki iş, akşam “ben de yoruldum” diye evin içini sıfırlamaz. İçerideki zihin, “sen evdeydin” diye dışarıdaki yorgunluğu sıfırlamaz. İki yorgunluk vardır. İkisini yarıştırmak, evde kazanan üretmez. Yarış, çocuğun önünde “kimin daha çok çektiği” davasına döner.

Liste tek kişide birikince yorgunluk, öfke ve “sen hiç görmüyorsun” döngüsü büyür. Döngü, çocuğun önünde de durur. Çocuk, kapağın kavgasını değil evin gerilimini öğrenir. Öğrenme, çevirmenlik veya taraf tutma üretebilir. Taraf, evde iki kapı açar.

Görünmeyen iş ve skor

Skor, geçmişin bütün gecelerini masaya yığar. Yığılan geçmiş, bugünün küçük payını görünmez kılar. “Hiçbir şey yapmıyorsun” cümlesi, belki de dün yapılan banyoyu siler. Silinen pay, diğer ebeveyni daha çok çeker. Çekilen kişi, ya kaçar ya savunur. İkisi de listeyi büyütmez.

Daha işe yarar ölçü şudur: bu hafta kim taşıyor, kim nefes alıyor, listenin neresi tek kişide birikmiş? Haftalık bakış, kusursuz eşitlik aramaz. Hasta gün, vardiya, emzirme, iş seyahati olan evde saat saat eşitlik durmaz. Duran şey, yeterince adil bir pay ve görünür bir listedir.

Listeyi yazmak, evi ofise çevirmek değildir. Liste, görünmeyeni görünür kılar. Görünür olan, “sen hiç yardım etmiyorsun” cümlesinden daha az yaralar. Cümle, kişiliğe gider. Liste, işe gider. İş konuşulunca evde duracak bir pay aranır. Kişilik konuşulunca evde savunma aranır.

İstek cümlesi suçlama cümlesi değil

“Daha çok yardım et” cümlesi çoğu evde durmaz. Durmayan cümle, niyeti taşısa da işi tarif etmez. Tarif edilmeyen iş, diğerinin zihninde “ben zaten yoruldum” olur. Yorulmak, listenin yerini almaz.

Somut istek, işe gider. “Çarşamba akşamı banyo ve hikâye sende.” “Randevuları sen takip et.” “Bu hafta gece uyanmalarını sen al, ben sabah çıkışını alırım.” Cümleler evinize uymuyorsa kendi listenizi yazın. Yazmak, suçlamak değildir. Yazmak, görünmeyeni masaya koymaktır.

İstek, kriz anında değil sakin anda söylenir. Kriz anında ağızdan çıkan, günün yorgunluğudur. Yorgunluk, doğru olsa bile doğru yerde durmaz. Doğru yer, çocuk yokken, sesin henüz yükselmediği andır. O anda cümle kısa olsun. Uzun nutuk, kanıt yığınına döner. Kanıt, paylaşımı değil mahkemeyi büyütür.

Eşiniz bakmayabilir. Bakmazsa bu, sizin listenizin yok olduğu anlamına gelmez. Bakmazsa evin konuşma biçimi tıkanmış olabilir. Tıkanan biçim, yapılandırılmış bir görüşmede daha az ateşli durur.

Çocuk bu tabloyu nasıl görür

Çocuk, kimin “asıl ebeveyn” olduğunu işten ve bakıştan okur. Bir ebeveyn her şeyi bilir, diğeri her şeyi sorarsa çocuk, soranı yedek gibi konumlandırabilir. Konum, kişiliği ezmez. Konum, evin alışkanlığıdır. Alışkanlık, çocuğun önünde “baban/annen bilmez” diye spekleştirilirse, evde tek kapı kalır. Tek kapı, o kapıyı taşıyanı yorar.

Çocuğu tanık-hakem yapmayın. “Görüyor musun, hep ben yapıyorum” cümlesi, evin hesabını çocuğun kucağına koyar. Hesap yetişkinlerindir. Çocuk, hesabın para birimi değildir. Çocuk, bakımı alan ve evin ikliminde büyüyen kişidir.

Katılan ebeveyni “bebek bakıcısı” gibi konumlandırmayın. “Baba bakıyor, anne dinleniyor” cümlesi, bakımı birinin asıl işi, diğerinin iyiliği gibi durdurur. Bakım, evin işidir. İş, iki yetişkinin de durabileceği yerdir. Yer, aynı anda, aynı şekilde olmak zorunda değildir.

Küçük pay, görünür liste

Pay, bir kez kurulunca ömür boyu kilitlenmez. Bebek büyür, iş değişir, biri hasta olur. Kilitlenen pay, yeniden alacak biriktirir. Biriken alacak, yine kapak kavgasına döner. Dönmemesi için ayda bir kısa bakış yeter: liste hâlâ doğru yerde mi? Bakış, mahkeme değildir. Bakış, evin bakımıdır.

Görüşmelerde bu yükü yargısız haritalıyoruz. Kim hatırlıyor, kim gece kalkıyor, “katılmıyor” cümlesi hangi sahnede patlıyor, çocuk o sırada nerededir. Seanslar Google Meet ve WhatsApp üzerindendir. İş, babayı mahkûm etmek veya anneyi aziz ilan etmek değildir. İş, yeterince adil bir payı görünür kılıp evin iklimini yumuşatmaktır.

Katılmamak gibi duran tablo, çoğu zaman konuşulmamış listedir. Liste konuşulunca sevgi büyümek zorunda değildir. Liste konuşulunca sevginin yorulma hızı kesilir. Yorulmayan sevgi, çocuğa daha çok yer bırakır.

Görünmeyen bakımı evde konuşulabilir hale getirmek istiyorsanız aile danışmanlığı sayfasına bakabilirsiniz.

İlgili hizmet

Eşler arasındaki gerilim çocuğa yansımadan, ailenin ortak dilini yeniden kurmak.

WhatsApp’tan yazın